2014 KPSS,ders notları,başvuru tarihleri,soruları
» 
Gelişim Psikolojisi Ders Notları- Özet Şeklinde
a aa
Tarih : 16 Mart 2011 12:09
Gelişim Psikolojisi Ders Notları- Özet Şeklinde
Gelişim  Psikolojisi Ders Notları- Özet Şeklinde
reklam

TEMEL KAVRAMLAR

Psikoloji: insan davranışlarını ve davranışı etkileyen etmenleri inceleyen bilim dalıdır.

Gelişim psikolojisi: insan davranışında, doğumdan ölüme kadar, tüm yaşamı boyunca gözlenen biyolojik ve psikolojik değişiklikleri inceler.

Davranış: insanın zihinsel ve bedensel tavır ve hareketleridir.
Bilişsel davranış:……zihindeki bilgilerle
Duyuşsal davranış:…..duyularla
Psikomotor davranış:…..bedensel hareketlerle ilgilidir.

Gelişme: döllenmeden ölüme dek süren yaşam sürecinde bireyin geçirdiği fiziksel, bilişsel, duygusal ve sosyal değişikliklerdir. Büyüme, olgunlaşma ve öğrenme birbirini etkiler.

Büyüme: organizmanın boy, ağırlık ve hacim olarak artmasıdır.

Olgunlaşma: organizmanın büyüyerek kendinden beklenen bir işi yapabilecek düzeye ulaşma sürecidir. Gelişim olgunlaşma ve öğrenmeyi  içerir.

Hazır bulunuşluk: bireyin belli bir dönemde belli gelişim görevlerini gerçekleştirebilecek olgunluğa ulaşması ve öğrenme yoluyla bunları gerçekleştirebilecek düzeye gelmesidir.

Kritik dönem: gelişimde belli davranışların kazandırılması gereken dönemler vardır. İlgili davranış bu dönemde kazanılmadığı zaman daha sonra kazanılması çok zordur. Bu döneme kritik dönem denir.

Hormonlar

Hipofiz: Kafatasında bulunur. Tüm salgı bezlerinin çalışmasını düzenler. Fazla salgılandığında devliğe, yetersiz salgılandığında cüceliğe yol açar.

Troid salgı bezi: Boğazın ön kısmında gırtlağın iki yanındadır. Troksin hormonu salgılar. Kemiklerin kasların büyümesine, sinir sisteminin, kan dolaşımının çalışmasına etki eder.

Paratroid salgı bezi: Troid salgı bezine bitişik dört küçük bezden oluşur. Vücudun Ca ve P dengesini sağlar. Kemik gelişimini, sinir sistemini, kasların çalışmasını, kalp atışlarını, kan pıhtılaşmasını etkiler.

Pankreas bezi: iki türlü salgı salgılar. Biri mideye gönderilir. Diğeri insülindir ve kana gönderilir. Kandaki şeker miktarını ayarlar.

Böbrek üstü bezleri: Her iki böbreğin üstünde bulunur. Salgıları büyümeye, cinsiyete etki eder. Vücudun, duyguların yoğunluğundan korunmasını sağlar.

GELİŞİM İLKELERİ

1.      Gelişim süreklilik gösterir: Döllenmeden ölüme kadar sürdüğü anlamına gelir.

2.      Gelişim dönemler halinde betimlenebilir: Gelişim belli bölümlere ayrılmıştır. Bu aşamaların her biri önceki aşamaların birikimlerine dayalı olarak oluşan bir süreç halinde gerçekleşir.

3.      Gelişim düzenli bir sıra izler: Gelişim sırasında yapısal ve işlevsel özellikler belirli bir sırayla ortaya çıkar.

4.      Gelişimin hızı evrelere göre değişir: Bebek doğumdan sonraki ilk altı ayda, sonraki altı aydan daha hızlı büyür.

5.      Gelişim baştan ayağa, içten dışa doğrudur: Doğum öncesi dönemden başlayarak önce baş sonra sırasıyla kol ve bacaklar gelişir.

6.      Gelişim genelden özele doğrudur: Önce bedenin ana bölümleri gelişir. Daha sonra bu organları kullanmayı sağlayan parmak kasları gibi ince kaslar gelişir.

7.      Gelişimde bireysel ayrılıklar vardır: Her bireyin gelişim süreci kendine özgüdür.

8.      Gelişim, kalıtım ve çevreden etkilenir: Kalıtım yoluyla getirilen bir çok özellik çevresel değişkenlerin etkisiyle biçimlenir.

9.      Gelişim bir bütündür: Gelişim özellikleri ayrılmaz bir bütünlük oluşturur. Bu sayede gelişim alanları karşılıklı olarak birbirini etkiler.

GELİŞİMİ ETKİLEYEN ETMENLER
A.     KALITIM

Bireye ana babadan genler yoluyla geçen özellikleri ifade eder

Zeka ve bedensel özellikler çevresel faktörlerden etkilenmekle birlikte büyük oranda genotiple belirlenir.

B.     ÇEVRE
*      Doğum öncesi evre

Anne karnında geçen süredeki dış etkilenmeleri kapsar.

Annenin kullandığı ilaçlar, zararlı alışkanlıklar

*      Doğum sırası

Göbek kordonunun bebeğin boynuna dolanması gibi doğum sırasında yaşanan olumsuzluklar

*      Doğum sonrası

Beslenme düzeni, hastalık ve kazalar, aşılanma düzeni, aile düzeni, eğitim olanakları, arkadaş çevresi gibi yaşam koşullarını içeren dönemdir.

YAŞAM DÖNEMLERİ ve GELİŞİM GÖREVLERİ

*      Bebeklik dönemi (0-2 yaş)

*      Doğum sonrasında fiziksel çevredeki değişikliklere uyum sağlama

*      Nefes almayı öğrenme

*      Katı yiyecekleri yemeyi öğrenme

*      Dışkı kontrolünü gerçekleştirme

*      Belirli zamanlarda uyumayı ve uyanık kalmayı öğrenme

*      İlk çocukluk dönemi (2-6 yaş)

*      Yürümeyi ve konuşmayı öğrenme

*      Kendi kendine yemek yeme ve giyinme gibi öz bakım becerilerini yerine getirme

*      El göz uyumunu sağlamaya başlama

*      Cinsiyet farklılıklarını öğrenme ve cinsel kimliğini kazanmaya başlama

*      Toplumsal kurallarla ilgili olarak doğru ve yanlış davranışı ayırt etmeye ve toplumsal rolleri öğrenmeye başlama

*      Okuma yazmaya hazır hale gelme

*      İkinci çocukluk dönemi (6-12 yaş)

*      Kendine karşı olumlu tutumlar oluşturma

*      Yaşıtlarıyla iyi geçinmeyi öğrenme, kişiler arası ilişkilerini zenginleştirme

*      Okuma, yazma ve hesap yapmayla ilgili üç temel beceriyi geliştirme

*      Kendisi için önemli olan yetişkinleri büyük ölçüde model alarak cinsiyetine uygun rolü geliştirme

*      Vicdan ve değerler sistemi geliştirme

*      Kendi kararlarını vermesine ve sorumluluk almasına olanak sağlanırsa kişisel bağımsızlığını kazanmaya başlama

*      Ergenlik dönemi (12-18 yaş)

*      Her iki cins yaşıtlarıyla yeni ve olgun ilişkilere erişme

*      Bir yetişkin erkek yada kadın rolünü edinme

*      Bedenini kabul etme ve etkili bir şekilde kullanma

*      Yetişkinlerden bağımsız, kendi duygusal özerkliğini elde etme

*      Bir mesleğe doğru yönelip, hazırlanmaya başlama

*      Evliliğe ve aile kurmaya hazırlanmaya başlama

*      Toplumsal sorumluluklar almaya istekli olma ve toplumsal görevlerini yerine getirebilme

*      Genç yetişkinlik (18-25 yaş)

*      Eş seçme

*      Bir aile kurmaya yönelme/kurma

*      Bir işe başlama

*      Yakın ilişkiler kurabileceği arkadaş ve sosyal gruplar bulma

*      Vatandaşlık sorumluluklarını üstlenme

*      Yetişkinlik

*      Mesleğinde ilerleme ve başarı sağlama

*      Evlilik yaşantısına ve eşine uyum sağlama

*      Çocuklarının sorumluluğunu alabilme

*      Boş zaman etkinlikleri geliştirebilme

*      Yaşlılık

*      Azalan fiziksel güç ve sağlığa uyum sağlama

*      Emekliliğe ve azalan gelire uyum sağlama

*      Eşin ölümüne uyum sağlama

.                                                         BEDENSEL GELİŞİM                                                          .

Dölüt dönemi: Döllenmeden sonraki 1-2 haftalık dönemdir.

*      Embriyo devri 3.haftadan 8.haftaya kadar sürer.

Ektoderm: en dış tabaka

*      Duyu organları, sinir sistemi, dış deri, saç tırnak ve dişlerin bir kısmı oluşur.

Mezoderm: orta tabaka

*      Kas, iskelet, salgı ve dolaşım sistemi oluşur

Endoderm: iç tabaka

*      Sindirim sistemi ile solunum sisteminin karaciğer, akciğer gibi önemli organları oluşur.

*      3.aydan itibaren embriyo dönemi biter ve fetüs dönemi başlar.

*      Bebeklik döneminde (0-2 yaş) bedensel ve devinsel gelişim

*      Bir yaşın sonunda bebeğin boyu doğumdaki boyunun yaklaşık yarısı, iki yaşında ise %75’i kadar uzamış olur.

*      Doğumdan sonraki iki yılda ağırlıkça artmada oldukça hızlıdır.

*      Bebek altı aylıkken doğumdaki kilosunun iki katına, bir yaşında ise üç katına ulaşır.

*      Kilo artışı iki yaşına doğru azalırken, okul çağına doğru tekrar hızlanır.

*      Kemiklerdeki en hızlı gelişme bu dönemde gerçekleşir.

*      Bebek doğduğunda baştaki sinirler, ayaktaki sinirlere göre daha fazla gelişmiştir.

*      Bebeklerin beyni tam olgunlaşmadığından tüm hareketleri refleks düzeyindedir.

 

Bebeklikte duyusal gelişim

*      Yeni doğan bebeğin işitme duyusu oldukça gelişmiş durumdadır.

*      Bebeğin görme duyusu diğer organlara göre daha az gelişmiştir.

 

*      İlk çocukluk döneminde (2-6 yaş) bedensel ve devinsel gelişim

*      İlk okul çağına doğru boy uzama hızı azalır. Daha sonra ergenlik çağında yeniden hızlanır.

*      Bedensel gelişim hızı 0-2 yaş dönemine oranla yavaşlar.

*      Kaba motor kaslar, ince motor kaslara oranla daha fazla gelişmiştir.

*      El göz koordinasyonu yetersizdir.

*      Sinir sistemi gelişimini büyük ölçüde tamamlar.

*      Göz ıraksaktır.

 

*      İkinci çocukluk döneminde (6-12 yaş) bedensel ve devinsel gelişim

*      Çocukların okul döneminde görmeleri normale döner.

*      Gelişim hızı önceki dönemlere göre yavaşlar.

*      İnce motor kaslarda gelişme olur.

*      Erkeklerde ince motor kasların uyumunda sorunlar vardır.

*      Ergenlik döneminde (12-18 yaş) bedensel ve devinsel gelişim

*      Bedensel büyüme ve gelişme hızı yeniden artar.

*      İskelet sisteminde meydana gelen hızlı gelişme ergenin vücut koordinasyonunda zorlanmasına neden olur. Ancak bir süre bu koordinasyon sağlanır

.                                                        BİLİŞSEL GELİŞİM                                                                .

Bilişsel gelişim, bebeklikten yetişkinliğe kadar, bireyin çevreyi, dünyayı anlama yollarının daha kompleks ve etkili hale gelme sürecidir.

İki etmen kuramı: Zekanın bir genel yetenek ve bu yeteneğe bağlı olarak başka özel yeteneklerden oluştuğunu savunan kuramdır.

*      1920’li yıllarda Spearmanortaya koymuş.

*      Kurama göre bireyin her zihinsel etkinliği için, genel yeteneğin yanı sıra özel yeteneğe de ihtiyaç vardır.

Çok etmen kuramları: iki ayrı kuramdan oluşur.

1.      1930’lu yıllarda Thorndikeortaya koymuş.

*      Thorndike göre zeka genel ve özel iki farklı faktörden değil, bağımsız faktörlerden oluşur.

*      Bu kuramda zihin güçleri;

Sözcükleri anlama

Sayılarla akıl yürütme

Kavrama

İlişkileri görsel algılama

2.      1960’lı yıllarda Guilford’un ortaya koyduğu KÜPkavramıdır.

*      Bu kurama göre zekanın zihinsel işlemler, içerik ve ürün olmak üzere üç boyutu vardır.

*      Zihinsel işlemleri, içeriği biliş, bellek, yaratıcılık, yaşantılara dayalı olarak yapılan tepkiler ve bunların değerlendirilmesi oluşturur.

*      Zekanın içeriğini, algılanan duyumlar, anlamlaştırılan sözcük, kavram, sayı vb. simgeler, anlatılabilen düşünceler ve yapılan davranışlar meydana getirir.

*      Zekanın ürünü ise, zekanın işlevi sonucunda yapılan davranışlardır.

Zekada uyum kuramı: bu kurama göre zeka, bireyin çevresine uyum sürecidir.

PİAGET’İN BİLİŞSEL GELİŞİM KURAMI

Piaget’e göre zeka bireyin çevresine uyum yapabilme yeteneğidir.

Temel Kavramlar

ŞEMA: Örgütlenmiş davranış yada düşünce örüntüsüdür. Çocuğun çevresiyle etkileştikçe geliştirdiği davranış ve düşünce kalıplarıdır.

*      Şema en temel zihinsel yapıdır.

*      Örnek: Bebeklerin eline ne verilirse verilsin onu ağızlarına götürdükleri gözlenir.

ÖRGÜTLEME: Karşı karşıya kaldığımız kavram ve olayları birbirleriyle tutarlı bütünler haline getirmek.

UYUM SAĞLAMA (adaptasyon): Bireyin çevresi ile etkileşerek çevresine ve çevresindeki değişikliklere uyum sağlamasıdır. Uyum sağlama ömür boyu devam eder. İki alt işlevi vardır.

Özümleme:Bireyin yeni karşılaştığı durum, nesne ve olayları, kendisinde önceden var olan zihinsel yapının içine yerleştirmesidir. Birey yeni bir durumla karşılaştığı zaman onu kafasındaki şemalarla açıklamaya çalışır; ancak zihindeki şemalar bu yeni durumu açıklamaya yetmezse o durumda, yeni duruma uymak için gerekenleri yapar.

Uyma- Uyumsama: Yeni şemalar yada önceden varolan şemaların kapsam ve niteliklerini değiştirerek yeni edinilen durumların gerektirdiklerine uygun davranmaktır.

Örnek: İlk kez zebra gören bir çocuk bunu at olarak tanımlar. Buna özümleme denir. Bir süre sonra zebranın attan farklı olduğunu fark ederse zihninde yeni bir şema oluşturur buna da uyma denir.

DENGELEME: Bireyin özümleme ve öğrenme yoluyla çevresine uyum sağlayarak dinamik bir dengeye ulaşma sürecidir.

*      Piaget’e göre zihin gelişimi denge-dengesizlik ve yeniden denge kurma sürecidir.

*      Dengesizlik durumu kişinin zihninde var olan bilgi ile yeni edindiği bilgi arasındaki uyuşmazlıktan doğar.

*      Bu dengesizlik bireyi yeni bilgiyi kafasındaki şemaya uydurmaya, bunu başaramıyorsa yeni bir şema oluşturmaya zorlar.

*      Piaget’e göre bu etkinlik bilişsel gelişimi sağlamaktadır.

Bilişsel Yapı: Çocuk yada yetişkinde o anda var olan zihinsel organizasyon yada zihinsel yetilerdir.

Piaget’e göre Zihin Gelişimini Etkileyen Faktörler

*      Olgunlaşma zihinsel gelişimi ifade eder. Kişinin zihin gelişiminin ilerlemesi için fiziksel büyüme gereklidir.

*      Yaşantı, bireyin çevresi ile etkileşimi sonucu bireyde kalan izler anlamına gelir. Zihin gelişimi birey yaşantı geçirdikçe yeni çevresiyle etkileştikçe ilerler.

*      Kültürel aktarım, içinde yaşanılan toplumun o güne kadar edinmiş olduklarını, birikmiş bilgiyi yeni nesillere aktarmasını ifade eder.

*      İnsan zihni, bildiklerini birbiriyle tutarlı bütünler haline getirmeye, ilişkilendirmeye ve bütünleştirmeye çalışır. Bu başarıldığında meydana gelen dengesizlik bireyi yeni öğrenmelere yöneltir, bu sayede bireyin zihinsel gelişimi gerçekleşir.

*      Dengelenmede bireysel farklılıklar vardır.

BİLİŞSEL GELİŞİM DÖNEMLERİ

1) Duyusal Motor dönem (0-2 yaş)

*      Bebek bu dönemde dış dünyayı keşfetmede duyularını ve motor becerilerini kullanır.

*      Görme, duyma, tat alma ve bedenin çeşitli bölgeleri

*      Bu dönemin başında henüz vücudunun farkında değildir, dönem sonuna doğru kendisiyle diğer nesneler arasındaki farkı ayırt edebilir.

*      Bu dönemin en önemli iki özelliği düşüncenin duyum ve eşgüdümü içermesi ve hareketlerin sembolik bir özellik taşımasıdır.

*      Fiziksel hareketleri düzenleme ve koordine etme yetisi kazanılır.

*      Çocuğun belirli türdeki hareketleri tekrarlaması döngüselliktir.

*      Nesne devamlılığı kazanılmıştır.

*      Olayların sonuçlarına bakarak karar verirler.

*      Monolog yapar gibi kendi kendilerine konuşurlar.

*      Bebekler doğduklarında emme, yakalama gibi reflekssel davranışlara sahiptir.

*      Bu dönemde deneme yanılma öğrenmesi gerçekleşir. Dönem sonuna doğru deneme yanılma, problem çözme davranışına dönüşür.

2) İşlem Öncesi dönem (2-7 yaş)

*      Varlıklar ve olayları temsil etmek için semboller kullanılır.

*      Sınıflama tek bir özellik açısından yapılabilir.

*      Sembolik oyunlar oynarlar (sopa parçasının at olması gibi)

*      Korunum ilkesi kazanılmamıştır.

*      İşlemleri tersine çeviremezler.

*      Canlı nesnelerle cansız nesneler arasında ayrım yapamazlar.

*      Ben-merkezci bir düşünce yapısına sahiptirler.

*      Dil gelişiminde monologlar hakimdir.

3) Somut İşlemler Dönemi (7-12 yaş)

*      Korunum ilkesi kazanılmıştır.

*      Bu dönem içinde işlemleri ters çevirme kazanılır. (7*6=42   6*7=42)

*      Çocuklar sıralama ve çoklu sınıflama yapabilirler.

*      Sıralama becerisi somut nesnelerle sınırlıdır.

*      Zihinsel işlem yapma yeteneği henüz gelişmemiştir.

*      Mantıklı düşünme ancak somut nesneler ve yaşantılar üzerinde gerçekleştirilir.

*      Ben merkezcilikten uzaklaşır.

Madde-uzunluk korunumu ve nitelik değişmezliği (6-7)

Alan ve sayıların korunumu (7)

Ağırlık korunumu (9-12)
Hacim korunumu (11-12)

4) Soyut İşlemler Dönemi (12 yaş üzeri)

*      Zihinden soyut işlemler yapılabilir.

*      Şimdi olduğu kadar geleceğe yönelik de düşünce biçimi oluşur.

*      Tümevarım, genelleme, akıl yürütme yollarını kullanır.

*      Göreli (kişiye, mekana göre değişen) kavramlar edinilir.

*      Ergen ben merkezciliği görülür.

*      Bilişsel yapıda niteliksel bir gelişme görülmez ama yaşantılarla niceliksel gelişmeler görülmesi mümkündür.

Piaget’e göre eğitimin özellikleri

*      Eğitim gelişim teorilerine dayalı olmalıdır.

*      Konuların dışardan çocuğa sunulması, onun biliş yapılarını geliştirmeyecektir.

*      Okul yaşama hazırlayıcı değil, yaşamın kendisi olmalıdır.

*      Okullardaki program ve yöntemler, çocukların biliş yapılarına uygun olmalıdır.

*      Eğitim planlamasında, öğretmen rehberliğinde çocukların katılımı da sağlanabilir.

*      Eğitimde sınavları zararlı görmektedir.

BRUNER’İN BİLİŞSEL GELİŞİM KURAMI (1966)

*      Bilişsel gelişim, tepkilerin uyarıcıdan bağımsız hale gelmesidir.

*      Gelişim, bilgiyi işleme sürecinin ve depolama sisteminin gelişimine bağlıdır.

*      Bilişsel gelişim, bireyin kendisine ve başkalarına ne yaptığını ve ne yapacağını artan bir kapasiteyle açıklamasıdır.

*      Bilişsel gelişim için sistemli bir öğretici-öğrenici etkileşimi gereklidir.

*      Bilişsel gelişimde dil önemli bir anahtardır.

*      Bilişsel gelişim aynı zamanda birçok seçenekle yeteneğinde artıştır.

BRUNER’İN BİLİŞSEL GELİŞİM DÖNEMLERİ

1.      Eylemsel  Dönem (enactive stage) (0-3 yaş)

*      Çocuk çevreyi eylemlerle anlar, çevresindeki nesnelerle ilgili yaşantıyı onlara dokunarak, vurarak, ısırarak, hareket ettirerek kazanır.

*      Çocuklar bu dönemde psiko-motor eylemlerle öğrenebilirler. Gardner’ın duyumsal zekasına denk gelir.

2.      İmgesel Dönem

*      Bilgi imgelerle taşınır.

*      Görsel bellek gelişmiştir. Ancak çocuğun kararları dile değil, duyu organlarıyla edindiği duyusal etkilere dayalıdır.

*      Çocuklar bu dönemde herhangi bir nesneyi, olayı görmeden de resmedebilirler.

*      Piaget’in işlem öncesi dönemine, Gardner’ın uzaysal zekasına denk gelir.

3.      Sembolik Dönem

*      Çocuk bu dönemde etkinlik yada algıyı açıklayan sembolleri kullanır.

*      Bireyin bu döneme ulaşması, zengin yaşantılar kazanmasını sağlar.

Vygotsky’nin Bilişsel Gelişime İlişkin Görüşleri                           Lev VYGOTSKY  (1978)

*      Çocuğun sosyal çevresinin bilişsel gelişimde önemli bir rolü olduğunu ileri sürmüştür.

*      Vygotskynin gelişim ve eğitime getirdiği en önemli kavram gelişmeye açık alandır. Buda; çocuğun bağımsız kendi kendine sağlayabileceği gelişim düzeyi ile bir yetişkinin rehberliğinde çalıştığında göstereceği potansiyel gelişim düzeyi arasındaki farktır.

Bruner ve Vygotsky’nin Eğitime İlişkin Görüşleri

*      Çocuklar yetişkinler gibi düşünemezler, bu yüzden öğretmenler, çocukların bilişsel gelişim düzeylerini tanımalıdır.

*      Piaget ve Bruner çocuğun öğretme-öğrenme ortamında daha çok kendi buluşlarıyla öğrenmesini önermekte, ancak Vygotsky; çocuğun öğrenmesinde yetişkinlerin rolünü vurgulamıştır.

*      Öğretim bilişsel süreçlerin aşamalarına uygun olarak gerçekleştirilmelidir.

*      Öğretimde yakından uzağa ilkesi kullanılmalıdır.

*      Piaget ve Bruner’e göre çocuğun kazanacağı yeni yaşantılar, eski yaşantılarına uygun olmalıdır.

*      Çocukların kendi hızlarıyla öğrenmelerine olanak verilmelidir. Bu nedenle öğretim bireyselleştirilmelidir.

*      Çocuğun diğer çocuklarla etkileşimi bilişsel gelişimini besler.

.                                                                      DİL GELİŞİMİ                                                                .

Davranışçı görüş: İstendik sonuca götürdüğü keşfedilen seslerin tekrar edilmesi, çevrenin bunu pekiştirmesi ve taklit etme sonucu konuşma öğrenilir.

Dil gelişimini biyolojik temellere bağlı olarak açıklayan kuramlara psikolinguistik kuramlar adı verilir.

Chomskye göre insanlar dil öğrenebilmek için doğuştan özel bir mekanizmaya sahiptirler.

 

1.      Agulama evresi: Doğum ile 12. ayı kapsayan bu evrede çocuk çeşitli sesler çıkarır. Babıldama döneminde (2-6. ay) ba-ba ma-ma gibi sesler çıkarır.

2.      Tek sözcük evresi: 12 ve 18. aylar arasında çocuklar ilk sözcüklerini söylemeye başlarlar. Tek sözcükle çok şey anlatmak isterler. “anne” (aşırı genelleme)

3.      Telgrafik konuşma: 18 ve 24. aylar arasında çocuk artık sözcüklerin birbirleriyle olan ilişkilerini kavramaya ve iki sözcüğü yan yana getirerek farklı anlamlar ifade etmeye başlar. “anne su”

4.      İlk gramer süreci: 2 ile 5 yaşlar arasındaki bu evrede, kelimeler ve gramer kuralları hızla öğrenilir. Bu evrede çocuk 3-4 sözcüğü yan yana koyarak tek bir düşünceyi ifade edebilir.

.                                                                KİŞİLİK GELİŞİMİ                                                               .

İD: Her zaman “kafasına estiği” davrananlarda id baskındır.

SÜPER EGO: Sürekli olarak ahlak kurallarını ve başkalarının ne diyeceğini dikkate alan ve kurallara sıkı sıkıya bağlı kalan kişide süperego baskındır.

EGO: Sürekli olarak akılcı davranmaya çalışan kişide ego baskındır.

A.     FREUD’UN PSİKO-SEKSÜEL GELİŞİM KURAMI

*      Freud kişilik gelişiminde yaşamın ilk altı yılına özel bir önem verir ve kişiliğin temellerinin bu yaşlarda atıldığını; kazanılan bu özelliklerin sonraki yıllarda değişmesinin çok zor olduğunu savunur.

1.      ORAL DÖNEM ( DOĞUM -1,5 YAŞ )

*      Doğumdan sonraki ilk 1-1,5 yılı kapsayan oral dönemde ağız haz bölgesi, emme, çiğneme ve ısırma gibi davranışlar haz kaynağıdır.

*      Eline geçen nesneleri ağzına götürme eğilimi içindedir.

*      Oral dönemde bebeğin temel gereksinimlerinin zamanında karşılanmaması ve sağlıklı beslenmesi yetişkinlikteki bağımlılık ve güven düzeyini belirler. İleride sinirli ve gergin oldukların tırnak yemeleri gibi

2.      ANAL DÖNEM (1,5-3 YAŞ)

*      Anal dönemde haz bölgesi anüs ve haz kaynağı anüsle ilişkili eylemlerdir.

*      Çocuklar bu dönemde hem bedenlerini hem de çevrelerini kontrol etmeye başlarlar.

*      Bu dönemde baskıcı, katı bir disiplin anlayışı yada tümüyle başıboş bırakmak bağımsızlık duygusunun gelişmesini geciktirir.

*      Katı bir tuvalet eğitimi ileride cimri, inatçı, dik kafalı olmasında etkilidir. Aşırı düzenlilik veya aşırı dağınıklık

3.      FALLİK DÖNEM (3-6 YAŞ)

*      Fallik dönemde çocuklar cinsel organlarından haz aldıklarını fark ederler, cinsel organlarıyla oynamaktan hoşlanırlar.

*      Bu dönemde kız çocuk babaya, erkek çocuk anneye karşı cinsel bir yakınlık gösterir ve erkek çocukta odipus, kız çocukta elektra karmaşası yaşanır.

*      Cinsiyet farklarını fark etmeye başlar, cinsel konulara meraklıdır.

*      Merakı yüzünden cezalandırılan çocuklar, yetişkinlik döneminde uygun cinsel kimliği benimsemekte sorunlarla karşılaşırlar.

4.      GİZİL (LATENS) DÖNEM (6-12 YAŞ)

*      Cinsel ilgiler yok olmamakla birlikte azalır.

*      Çocukların ilgisi ana babadan arkadaşlara yönelir.

*      Gizil döneme bir bağımlılık olmadığından yetişkinlikte bu döneme ait bir kişilik özelliği görülmez.

5.      GENİTAL DÖNEM (12-18 YAŞ)

*      Genital dönem ilk dört psiko-seksüel dönemin başarıyla yaşanmış olması durumunda sağlıklı bir şekilde atlatılır.

*      Cinsel ilgi karşı cinsten birine yönelir.

*      Özellikle fallik dönemde kişiliğe eklenen öğelerin niteliği, ergenlik dönemindeki gelişimin niteliğini belirler.

Not : Fallik dönem vicdan gelişiminin temelini oluşturur.

Not : Ahlaki gelişim ile kişilik gelişimi paralellik gösterir.

  1. ERİKSON’UN PSİKO-SOSYAL GELİŞİM KURAMI

*      Erikson kişiliğin oluşumunda biyolojik etkenlerin yanı sıra toplumsal etkenlerinde önemli olduğuna inanmaktadır.

*      Freud kişiliğin temellerinin ilk 6 yılda atıldığını savunurken Erikson, kişilik gelişiminin yaşam boyunca sürdüğünü savunmuştur.

1.      TEMEL GÜVENE KARŞI GÜVENSİZLİK (0-1,5 yaş) (bebeklik) (oral dönem)

*      Doğumdan itibaren 1,5 yaş civarına dek devam eden dönemdir.

*      Bebeğin bakımını yapan kişilerin, bebeğin temel gereksinimlerini düzenli olarak karşılamaları durumunda temel güven duygusunun gelişmesi sağlanmış olur.

*      Annenin çocuğunu sevmesi, yakından ilgilenmesi çocuğun kendini değerli hissetmesini ve olumlu bir benlik geliştirmesini sağlar.

*      Eğer çocuğa bakan kişi, çocuğa aşina geliyorsa, tutarlı davranıyorsa ve davranışındaki tutarlılık süreklilik gösteriyorsa çocuğun güven duygusu edinmesi kolaylaşır.

2.      ÖZERLİĞE KARŞI KUŞKU ve UTANÇ (1,5-3 yaş) (ilk çocukluk) (anal dönem)

*      Çocuk tümüyle başkalarına bağımlı olmaktan çıkıp kendi isteği doğrultusunda girişimlerde bulunmaya başlar.

*      Çocuk başkalarının yardımını reddederek yapmak istediklerini tek başına yapma davranışı gösterir.

*      Anne-babanın aşırı kontrolü ve baskısı çocuğun kendi yeteneklerinden şüphelenmesine ve yaptığı davranışlardan utanç duymasına neden olacaktır.

3.      GİRİŞİMCİLİĞE KARŞI SUÇLULUK (3-6 yaş) (fallik dönem)

*      Çocuğun bağımsız hareket edebilme becerisi daha da geliştiğinden fiziksel ve sosyal çevreyi daha fazla araştırır.

*      Motor ve dil gelişimindeki ilerlemeler sonucu çok hareketli ve meraklı olan çocuğun bu hareketleri engellenir ve eleştirilirse çocuk yaptıklarının yanlış olduğunu düşünerek suçluluk duyguları yaşayabilir.

*      Anne-baba, çocuğa yapması ve yapmaması gereken davranışları tutarlı tutumlarla öğretmeleri ve kısıtlamaların mantıklı gerekçelerini açıklamalıdır.

4.      BAŞARIYA KARŞI AŞAĞILIK DUYGUSU (6-12 yaş) (gizil-latens dönem)

*      Aşağılık duygusu dönemi okul yıllarını kapsar.

*      Çocuk bu dönemde kendisine ve yeteneklerine ilişkin olumlu tutumlar geliştirmelidir. Bunu başaramadığı takdirde aşağılık duygusu yaşayabilir.

*      Abartılı başarı beklentisine girmek, çocuğu başkalarıyla kıyaslamak, yaptıklarını beğenmeyip sürekli eleştirmek gibi davranışlar çocukta yetersizlik duygularına neden olur.

5.      KİMLİK KAZANMAYA KARŞI KİMLİK KARMAŞASI (12-18yaş) (genital dönem)

*      Bu dönemde, fizyolojik, bilişsel ve sosyal alanlarda hızlı değişme ve gelişmeler yaşanır.

*      Ergen kendine yakın bulduğu kişileri taklit edecektir.

*      Ergeni yargılamadan kabul eden, ergenin sevgi ve güven veren insanların bulunduğu bir çevrede bulunması, sağlıklı bir kimlik geliştirebilmesi açısından çok önemlidir.

*      Bu evrede kimlik bulma sorunu çözülmezse kimlik karmaşası bunalımı yaşar.

6.      YAKIN İLİŞKİLERE KARŞI YANLIZLIK (18-25 yaş)

*      Genç yetişkinlik yıllarında yaşanır.

*      Ergenlik döneminde kimliğini kazanan birey başkalarıyla ilişkiler ve dostluklar kurmak ister.

*      Yakınlık : Bireyin kendi bütünlüğünü koruyarak bir başkasının kişiliği içinde kendini bulmak anlamına gelir.

*      Bu dönemde yakın ilişkiler kurmada güçlük çekerse yalnızlık duygusu yaşayabilir.

7.      ÜRETKENLİĞE KARŞI DURGUNLUK

*      Orta yaşlarda yaşanır.

*      Orta yetişkinlikte bireyden aile ve iş yaşantısı ile toplumsal rollerinde verimli ve yaratıcı olması beklenmektedir.

*      Erikson’a göre verimlilik, yaşlıların “ihtiyaç duyulma ihtiyacını” karşılayan her şey olabilir.

*      Yetişkinlikte bu gelişim görevlerini başaramayan bireyler kendilerine ve çevrelerine faydalı olamazlar ve durgunluk yaşarlar.

8.      BENLİK BÜTÜNLÜĞÜNE KARŞI UMUTSUZLUK

*      Yaşlılık yıllarını kapsar.

*      Birey yaşamını gözden geçirdiğinde anlamlı ve doyumlu bir hayat geçirdiğini düşünüyorsa benlik bütünlüğü gelişir.

*      Geçmişini başarısızlıklarla dolu gören ve pişmanlıklar yaşayanlar umutsuzluk duygularına kapılırlar.

.                                                                  AHLAK GELİŞİMİ                                                              .

A.     PİAGET’İN AHLAK GELİŞİMİ DÖNEMLERİ

*      Piaget ahlak gelişiminin bilişsel gelişime paralel olarak hiyerarşik bir sıra ile dönemler içinde ortaya çıktığını savunur.

Dışa bağlı dönem:

*      Birey ahlaki yargılar bakımından başkalarına bağlıdır.

*      Yetişkinler tarafından konulan kuralları sorgulamadan kabul eder.

*      10 yaşına kadar koyulan kurallara sorgulamadan uyarlar, fakat kuralı koyan görmediğinde kuralı ihlal ederler.

*      Bir davranış ahlaki olarak değerlendirilirken yapanın niyeti göz önüne alınmaz.

Özerk dönem :

*      11 yaş ve sonrasındaki ahlaki değerlendirmeler içinde bulunulan koşullar dikkate alınarak yapılır.

*      Kuralların gereksinimler sonucu konduğu, gereksinimler değiştiğinde kurallarında değişebileceği anlaşılmaya başlanır.

*      Bu dönemde ahlaki yargılarda başkalarının değerlendirmelerinden çok bireyin kendi değerlendirmeleri önem kazanır.

*      Bir davranışın iyi yada kötü olduğuna karar verilirken davranışı yapanın niyetine de dikkat edilir.

B.     KOHLBERG AHLAK GELİŞİMİ

*      İkilemlere verilen cevaplarda kararın doğru yada yanlışlığı üzerinde durulmamakta, verilen soruna çözüm bulunurken bireyin kullandığı dayanak noktaları incelenmektedir.

*      Çocukların çoğu gelenek öncesi düzeyin davranışlarını gösterir ancak bu, yetişkinlerin bu düzeyde olamayacakları anlamına gelmez.

1.      Gelenek öncesi düzey

*      Bu düzey çocuk için otoritenin koyduğu kurallar önemlidir.

*      Birey kendi gereksinimlerini doyurmayı ön plana alır.

*      Piaget’in dışa bağlı döneminin özelliklerini kapsar.

a)      İtaat ve ceza eğilimi

·         Çocuklar otoritenin koyduğu kurallara uyarlar ve ceza görecekleri davranışları yapmaktan kaçınırlar.

·         Kural koyan yada denetleyen ortada yoksa, kişi kuralı çiğnemekte bir sakınca görmez.

·         Genel olarak olayların dış görünüşüne ve meydana gelen zararın büyüklüğüne göre karar verirler. Olayın gerisindeki nedeni önemli değildir.

b)      Saf çıkarcı eğilim    (araçsal ilişkiler eğilimi)

*      Ben merkezcidir.

*      Bireyin temel güdüsü kendi gereksinimlerini doyurmaktadır.

*      Bu evredeki kişi karşılığında bir iyilik görecekse başkasına iyilik yapar.

*      Bir davranış kişi için yararlı ise o davranışın doğru olduğu düşünülür.

2.      Geleneksel düzey

*      Gelenek öncesi düzeyden geleneksel düzeye geçişte en önemli bilişsel ayırt edici özellik rol alma yada empati kurma becerisidir.

*      Diğer insanların ve grupların gereksinimleri dikkate alınır.

*      Toplumsal değerler benimsenir.

*      Sosyal düzeni koruma ve destekleme eğilimi gösterilir. Bu nedenle bazen birey grubun ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarından daha fazla önemseyebilir.

a)      İyi çocuk eğilimi     (kişiler arası uyum)

*      Kişi için aile gibi gruplardan onaylanmak çok önemlidir.

*      Ahlaki değerlendirmelerde artık başkalarının duygu düşünceleri göz önüne alınır.

*      Kişinin temel güdüsü grup tarafından kabul edilme olduğundan, kişinin gruptan bağımsız olarak davrandığına pek rastlanmaz.

b)      Kanun ve düzen eğilimi

*      Bu evrede temel güdü toplumsal düzeni korumaktır.

*      Toplumsal kurallara ve yasalara uygun davranılır.

*      Kanunlara sorgulamadan uyulur, kanuna aykırı davranışlar hoş karşılanmaz.

*      Toplumsal sorumluluklar almaya önem verilir.

3.      Gelenek sonrası düzey

*      Kendine özgü ahlak ilkeleri geliştirir.

*      Ahlaki değerlendirmeler tüm koşullar dikkate alınarak insan hakları çerçevesinde yapılır.

*      Evrensel değerlere uymayan yasal düzenlemeler eleştirilir ve değiştirilmesi için uğraş verilir.

a)      Sosyal anlaşmalara ve yasalara uyma eğilimi

*      Yasaların sosyal düzeni korumak için gerekli olduğuna inanılır.

*      Gereksinimleri karşılamayan yasaların değiştirilebileceği ilkesi benimsenir.

*      Yasalar ve yasaların uygulanışı temel hak ve özgürlükler çerçevesinde eleştirel bir yaklaşımla incelenir.

b)      Evrensel ahlak ilkeleri

*      En üst ahlak gelişim evresidir.

*      Birey yasalardan tamamen bağımsız olarak kendi oluşturduğu ahlak ilkelerine uygun olarak davranır.

*      Bu ilkeler insan hakları, adalet, eşitlik gibi üst dizey evrensel değerler temel alınarak geliştirilir.

*      Bu evredeki birey kendi ilkeleriyle bağdaşmayan yasalara uymayabilir.

*      Adalet kanunun üstündedir.

Kohlberg’in Ahlak Kuramının Sınırlılıkları

*      En önemli sınırlılığı, gerçek davranışı gözlemekten çok, ahlaki usavurma ile ilgilenmesi olmuştur.

*      Bulgularını tüm insanlara genellemiştir. Fakat sadece erkekler üzerinde araştırmıştır.

Carol  GILLIGAN’ın Ahlak Gelişimine İlişkin Görüşleri

*      Kohlberg’in ahlak gelişim aşamalarının kesin ve evrensel olmadığını savunur.

*      Kohlberg’in tersine kızların herhangi bir yetersizlik nedeniyle düşük düzeyde olmadıklarını savunur.

*      Üçüncü aşamadaki başkalarına iyilik ve yardım etme vb. özellikler çoğu toplumlarda kızlardan beklenen özelliklerdir. Kızların bu beklentiyi karşılama ve onay görme çabası içinde olmalarından bu dönemi aşmamış gibi görünmelerine sebep olduğunu söylemiştir.

*      Gilligan’a göre, ahlak gelişiminde önemli olan şey, Kohlberg’in belirttiği gibi bir sonraki gelişim düzeyine ulaşmak değil, ahlak sevgisi kazanmaktır.

Ahlak Gelişimi Kavramalarının Eğitime Yansıması

*      Küçük çocukların bilişsel yapıları, kuralları ve ahlak ilkelerini anlamaya yeterli değildir. Bu nedenle kuralları birlikte uygulayarak, yaşayarak benimsetmek gerekir.

*      Okul öncesi dönem çocuklarındaki kural yokluğu “yaramazlık” olarak nitelendirilmemelidir. Bilişsel yapılarına uygun yollarla kuralları öğrenmelerini sağlayacak ortamlar hazırlanmalıdır.

.                                                        TOPLUMSAL (SOSYAL) GELİŞİM                                             .

*      Bireyin toplumsal gelişimi, toplum bütünlüğü içindeki ilişkileri ve yaşantılarda olumlu değişmeleri ifade eder.

*      Toplumsallaşma, birey ve toplum arasındaki etkileşime dayalı iletişim dizgesidir.

*      Toplumsallaşma, kişinin içinde bulunduğu grup yada kültürün davranış kalıplarını öğrenmesiyle gerçekleşir.

*      Toplumsallaşma sayesinde çocukların davranışları düzene girer ve denetim altına alınır.

*      Toplusallaşma çevre uyumuna yardımcı bilgi ve becerileri kazandırır; kişisel gelişime katkıda bulunur.

*      Toplumsallaşma, toplumsal yaşantı ve düzenin sürekliliğini sağlar.

1.      Bilinçli Otorite

*      Açık ölçütler vardır ve çocukların olgun davranmasını beklerler.

*      Kurallara mutlaka uyulmasını isterler. Nedenini de açıklarlar.

*      Çocukları sözel iletişim konusunda cesaretlendirirler.

*      Anne baba sevgisini ılımlı bir şekilde gösterir.

2.      Baskıcı Otorite

*      Anne baba daima serttir.

*      Sadece çocuğun itaati belenir.

*      Sert disiplin kuralları vardır.

3.      Aşırı Hoşgörülü Tutum

*      Çocuğun her istediği yapılır.

*      Ceza azdır.

*      Uyulması gereken kural azdır.

*      Çocuğa karşı tutarsız tepki verilir.

Toplumsal İlişkilerin Geliştirilmesinde Arkadaş İlişkileri

*      Çocuklar, fiziksel, toplumsal becerinin öğreniminde birbirlerine yardımcı olur.

*      Özsaygının gelişimini sağlarlar.

*      Saldırgan davranışları destekler yada önlemeye çalışırlar.

Oyun ve Toplumsal Becerilerin Rolü

*      Piaget’e göre, oyundaki etkin deneme ve yineleme, çocukların yeni durumları ve yaşantıları özümsemesine olanak sağlar.

*      Erikson’a göre, çocuk oyunda çevreyle baş etmeyi öğrenir. Oyunda çocuğun toplumsal yaşamı biçimlenir.

.                                                          DUYGUSAL GELİŞİM                                                               .

Duygu: Belirli nesne, olay yada kişilerin iç dünyasında uyandırdığı izlenimlerin yansımasıdır.

Sevgi: Kişi yada varlığı derin kişisel bağlanmayı içeren güçlü bir duygudur.

Sevinç: Hoşnutluk ve doyum duygusudur; zihin rahatlığı hissedilmesidir.

Acı ve Üzüntü: Umutsuzluk ve büyük bir boşluk duyulmasıdır.

Korku: Tehlike, dehşet, kaygı, ürkme, şiddet ve panik gibi durumların ortaya çıkardığı duygudur.

Öfke: Yoğun bir kızgınlık duygusunun dışa vurumudur. Korkunun yavaş ilerledikçe yoğunluğu azalırken, öfkenin gerek dışa vurumu, gerekse yoğunluğu artar.

Kıskançlık: Bir kişinin üstünlük gösterdiği yada sevilen birisinin başkasıyla ilgilendiği kanısına varılınca takınılan tavır olarak kendini gösteren duygudur. 10-12 yaşlarında yoğun görülür.

Duyguları Etkileyen Unsurlar

Olgunlaşma: Beyin ve beden olgunlaştıkça, çocuğun duygusal yapısı da daha karmaşık duruma gelir.

İç salgı bezleri: Hipofiz, tiroid ve böbrek üstü bezi duyguları ve davranışları önemli ölçüde etkiler.

Çevre: Çocuğun kendini güvende bulup, başkalarına karşı güven duygusu geliştirebileceği bir ortam, sağlıklı bir duygusal gelişime yardım eder.

Dil ve iletim becerileri: Sözel beceriler geliştikçe duygular üzerinde daha çok konuşurlar.

Toplumsallaşma: Duygusal tepkiler, toplumsal etkileşimlerin ürünüdür.

Kişilik ve mizaç: Duygusal etkileşimin niteliği, bireysel farklılıklardan, yaşam deneyimlerinden, yetişme biçiminden etkilenir.

Güdülenme: Bireyi belirli koşullarda belli bir davranışa iten içsel bir istek halidir.

Duygusal Gelişim Aşamaları

1.      Bebeklik Döneminde Duygusal Gelişim

*      Anne çocuğun enerji, güç ve güvenlik kaynağıdır.

*      Duygular çocuğun dil sistemini oluşturur.

*      İlk yıllardaki duygusal ve bilişsel gelişim arasında yakın bir ilişki vardır.

*      Çocuğun toplumsal ve duygusal yönden sağlıklı gelişebilmesi için, bu dönemde anne babasına güvenle bağlanmış olması önem taşır.

2.      İlk Çocukluk Döneminde Duygusal Gelişim

*      Çocuğun aile ortamında günlük yaşam deneyimlerini kazandığı dönemdir.

*      Çocuğun, annesinin duygusal desteğine olan ihtiyacı devam eder.

*      Duygusal denetim biçimlenmeye başlar, ancak çocuk güçlü duyguları dışa vurmaktan çekinmez.

*      Çocukta utanç, kuşku gibi özelliklerin gelişmesi için, baskıcı ve aşırı koruyucu davranmamak gerekir.

3.      Okul Çağında Duygusal Gelişim

*      İlişkilerinde başkalarının yardımına bağımlıdır.

*      Çocuğun yaptığı işler desteklenmeli, alışkanlık duygularını geliştirecek ve pekiştirecek fırsatlar verilmelidir.

4.      İlk Ergenlik Döneminde Duygusal Gelişim

*      Bu dönemde ergen soyut düşünceye doğru ilerler.

*      Kendi cinselliğine karşı duyarlı olmaya başlar.

*      Bu süreçte gerçek duygularını paylaşmaktan çekinme eğilimi içindedir.

5.      Son Ergenlik Döneminde Duygusal Gelişim

*      Çevresiyle daha içli dışlı ilişkilerin ve yeni duygusal bağlantıların kurulmaya çalışıldığı bir dönemdir

*      Kendini daha bağımsız hissetmesi, duygusal yönden huzursuzluk ve bunalımların da azalmasına neden olur.

Duygusal Bağlanma Kuramları

1.      Etholojik Kuram

Bowlby:

*      Çocukta uzun bir bağlılık dönemi olduğunu ileri sürmüştür.

*      Çocuğun ağlama, gülümseme, ses çıkarma davranışlarını bağlanma olarak nitelendirmiş, sebebinin de annenin ilgisini çekmek olarak açıklamıştır.

*      Bebekler 6 aylıktan başlayarak gerçek bir bağlanma duygusu oluşturur.

*      Yabancı korkusu yada ayrılık kaygısı 5-6 aylık olmadan görülmez, 12-16 aylıktan sonra da azalmaya başlar.

Ainsworth:

*      Çocukta bağlanmanın gelişiminde etholojik kurama göre değişik aşamalar görmüştür.

*      1.aşama: Çocuk, başka kimselere karşı eşit biçimde tepki ve değişmez nitelikte davranış biçimleri sergiler.

*      2.aşama: 6-7 aylık oluncaya kadar çocuk, annesinin yanında 1-2 kişiye ayrımcı davranır.

*      3.aşama: 7 aylıktan 2 yaşına kadar anneye olan yakınlığını arttırır; bunu, ona sarılarak, izleyerek gösterir.

2.      Toplumsal Öğrenme Kuramı

*      Etholojik kuramda, çocuğun anneye bağlılığı bir gelişme olarak görülürken, toplumsal öğrenme kuramında bu bağlılık koşullanma ile açıklanmaktadır.

*      Anneye bağlanmanın gücü, annenin çocuğu herhangi bir kimseden daha fazla pekiştirme davranışları içinde olmasına bağlıdır. Bu şekilde çocukta bağımlılık eğilimi gelişmiş olur.

 

 

DİĞER EĞİTİM BİLİMLERİ DERS NOTLARI HABERLERİ

    • Çanakkale Zaferi’ne özel sergi

      Çanakkale Zaferi’ne özel sergi

      Çanakkale tarihini daha iyi anlatmak için 20 yıldır Çanakkale Savaşı Harp Malzemeleri ve Belgeleri'ni biriktiren Koleksiyoner Seyit Ahmet Sılay, Topkapı Sarayı Müzesi'ne kayıtlı 2000 parça eserini halka açtı....

    • Kadir Has Ödülleri tıp ve mühendisliğe

      Kadir Has Ödülleri tıp ve mühendisliğe

      "Bilim, Teknoloji ve İnovasyon" alanında verilen "Üstün Başarı Ödülü"nün sahibi, dünyaca ünlü beyin cerrahı, Hacettepe Tıp Fakültesi ve Harvard Tıp Fakültesi Massachusetts General Hospital'da araştırmalarını...

    • Yeniçeri Ocağı hakkında bilgiler

      Yeniçeri Ocağı hakkında bilgiler

      Yeniçeri ocağı, Osmanlı Devletinde en önemli askeri sınıflardan biri olan yeniçerileri yetiştiren yerlerdir, bir nevi kışlalardır. Yeniçeri ocağının kurulmasına dair farklı...

    • Bilgi kuramı konuları

      Bilgi kuramı konuları

      BİLGİ KURAMI KONULARI Dogruluk fikri, akıl-dışı, anlam Sıg düşünce, ancak şeyleri bilir ve kendini bilinç olarak bilmez. Örnegin, kendiligimden, "Önümde bir lamba var;...

    • 2013 Eğitim Bilimleri Ders Notları

      2013 Eğitim Bilimleri Ders Notları

          Eğitim Bilimleri 5000′den fazla soru ve cevapları -Eğitim Bilimleri 10′larca Deneme -Eğitim Bilimleri Özet Ders Notları -Eğitim Bilimleri Ders Slaytları -Eğitim...

YORUMLAR
Bu Habere 5 Yorum Yapılmıştır.
  • gurkan diyor ki ;
    19 Mayıs 2012 17:35

    harıka

  • MERVE diyor ki ;
    08 Ekim 2012 13:21

    çok beğendim çok teşekkür ederim ailecek çok hoşumuza gidor bu site çok eyimiş kele….

  • MERVE diyor ki ;
    08 Ekim 2012 13:28

    sizi seviiim 10line kpsss her gün takip ediim kele bacım ne güzel bilgileriniz var bizim köyde de cahıl çok ben cahıl olmak istemiim. onlara da sizin siteyi önermişem yorum. zaten biz ailecek asil bir köyden geliik.bilionuzmu bir kere de biz gidiydik köye ammimler de gelik. sorna oturduk kayfe itik bilonmu tadı çok hoştu kayfenin çok hoşlanmışam hhhhaaaaaa unutmayak da sizi seviiim sayiiim saygi duiimmm sizde bana saygi duyorsanız bana mettup yazin ahaaa telefonum ( iphone 4s) 055555555550 ahand bu bizim köün adresidir kalın saglicAKLA YORUM…burdan anama babama dideme neneme ammime yengeme ammimin kızı fadimeye ammimin oglu abuzittin e anamın bacısının oğlunun kızı olan 1 ay 13 günlük kuzenimin kızına da sevgler saygilar yollim bilonmu…KELEEEE KİLSLİYİK BİZ YAV

  • irem diyor ki ;
    08 Mart 2014 10:53

    hangi kitaptan aldınız bu notları kaynakça belirtebilir misiniz.

    • Editör diyor ki ;
      08 Mart 2014 12:58

      Notlar Karma olarak ders çalışırken hazırlanmıştır İrem hanım.

2014 KPSS

GÜNCEL HABERLER

İŞ İLANLARI

GÜNÜN HABERLERİ

Site Yazarı Google +: Serdar KAYAR